Ana Sayfa İcra-Yasal Takip Menfi Tespit Davası Nedir?

Menfi Tespit Davası Nedir?


Türk Hukuku’nda bir kimse bir kimseye karşı borçlu olmadığını tespit ettirmek istediği zaman aklımıza direk Menfi Tespit Davası gelir. Bu davaya uygulamada borçsuzluğun tespiti davası da denilir. Bir nevi mahkemeden olumsuz bir karar verilmesi istenir. İcra takiplerinde borçlu olmadığını iddia eden borçluların en büyük can simidi Menfi Tespit Davası’dır.

Menfi tespit davası özellikle icra takiplerinde karşımıza çıkan bir dava türü olup; genellikle borçlular tarafından söz konusu icra takibinde borçlu olmadığının tespit edilmesi istenir. İşbu davanın hukuki niteliği ise; tespit davasıdır. Bu dava sonucunda verilen karar icra edilemez.

Bu dava genel hükümlere göre görülmekte olup genel usul kuralları uygulanmaktadır.

Menfi Tespit Davası Nasıl Açılır

Bir kimse bir kimseden alacaklı olduğunu iddia ediyorsa; borçlu konumunda bulunan kişi daha kendisine icra takibi başlatılmadan yahut icra takibi başlatıldıktan sonra da menfi tespit davası açabilir. Menfi tespit davası açmak suretiyle borçsuzluğunu kanıtlayabilir.

Bu davanın açılacağı mahkeme; borcun konusu ve dayanağına göre farklılık gösterir. Alacaklının elinde bir kambiyo senedi (çek, senet, poliçe) olması halinde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olurken; borcun konusu bir kiracının kira borcu olması halinde menfi tespit davasında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olmaktadır. Bu iki örnekten de görebileceğiniz üzere; Menfi Tespit Davaları için kanunda tek bir mahkeme görevlendirilmemiştir. Bu nedenle bu davayı açmak istediğinizde bir uzman avukata danışmanızda yarar vardır aksi halde karşı vekalet ücreti ödemek zorunda kalarak ayrıca bir zarara uğrayabilirsiniz.

Söz konusu davayı açabilmek için; nispi harç ödemeniz gerekmektedir. Dosyada gösterdiğiniz bedelin değişen nispi oranını mahkeme veznesine yatırmanız gerekmektedir.

Menfi Tespit Davasında Teminat Konusu

Menfi tespit davaları daha önce de söylediğimiz gibi icra takibi öncesinde yahut sonrasında açılabilir. Eğer bir menfi tespit davası icra takibinden önce açılması halinde borçlunun size haciz yapmasını engelleyebilmek için mahkemeye genelde iddia edilen borç miktarının %15’i oranında teminat yatırmanız gerekmektedir. Borç miktarının yüksek olduğu menfi tespit davalarında teminat konusu büyük bir sıkıntı olmaktadır. Borçsuzluğunu ispat etmek isteyen kimse durduk yere mahkemeye %15 gibi bir parayı teminat olarak yatırmak zorundadır.

Bu davanın icra takibinden sonra açılması halinde işler daha zora girmektedir. Bildiğiniz üzere bir alacaklı size ödeme emrini tebliğ ettikten sonra takibin kesinleşmesi ile beraber sizin menkul gayrimenkul mallarınızı haczedebilir. Borçlu olarak alacaklının mallarınızı haczetmesini engellemek amacıyla menfi tespit davası açmanız halinde bu sefer %115 gibi bir teminatı mahkeme veznesine yatırmanız gerekmektedir. İcra takibinden sonra menfi tespit davası açmak borçlular için çok büyük külfet oluşturmaktadır. Bu nedenle olabildiğince icra takibi öncesi menfi tespit davası açılması önem kazanmaktadır.

Menfi Tespit Davasında İspat

Usul hukukunda tespit davaları için menfaati olan tarafın iddia ettiği vakıayı ispatlaması gerektiği kabul edilmiştir. Bu kapsamda menfi tespit davasında davayı açan taraf borçlu olmasına rağmen; alacaklı olduğunu iddia eden taraf alacaklı olduğunu ispatlamakla yükümlüdür. Yani bir icra takibinde borçlu konumda olan kimse; borçlu olmadığının tespiti için yargı yoluna gitmesi halinde kural olarak ispat yükümlülüğü alacaklının üzerinde olacaktır. Alacaklı, davayı açan kimseden neden ve nasıl alacaklı olduğunu mahkeme huzurunda kanıtlamak zorunda kalacaktır. Tespit davalarında bazen ispat yükü borçlunun üstüne de kalabilmektedir. Bu durumlara örnek olarak; bir senedin karşılıksız olduğunu iddia eden borçlunun bu durumu ispatlaması gerekmektedir. Yani alacaklı ile o senedin tahsil edilmeyeceğine ilişkin bir anlaşma yapmış ise; bunu mahkemeye sunması gereklidir.

Menfi Tespit Davasının Sonuçları

Az önce bahsettiğimiz üzere bu davada %15 – %115 arasında teminat yatırmanız gerekmektedir. Siz borçlu dahi olmadığını bir olay için bu bedellerde teminat yatırmanızın size  en büyük getirisi; alacaklının sizin hiçbir mal varlığınızı haczedemeyecek olmasıdır. Özellikle gerçekten borçsuz olduğunu düşünen kimselerin menfi tespit davasına gitmek suretiyle hem kendilerine karşı yapılacak haczin önüne geçmeleri hem de borçsuzluklarını ispat etmeleri önemlidir.

Menfi tespit davasının sonucu borçlu kimsenin aleyhine sonuçlanması halinde; borçlunun alacaklıya ayrıca tazminat ödeyeceği de unutulmamalıdır. Borçlu tarafından alacaklıya ödenecek tazminatın miktarı da %40 üzerinden hesaplanmaktadır. Eğer alacaklının %40’dan fazla zararı var ise; borçluya karşı başka bir dava açmak suretiyle diğer zararlarını tazmin edebilir.

Yukarıda da anlattığımız üzere menfi tespit davası yoluna gitmek gerçekten borçlu olmadığını kanıtlayabilen kimseler için iyi bir kanuni yoldur. Fakat borçlu olmadığını ispatlayamayacak kimseler fahiş miktarlarda tazminat ödeme zorunda kalacakları için uzman bir avukata danışmadan bu yola gitmemelerini öneririz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz