Ana Sayfa İcra-Yasal Takip İcra Takibi Süreci

İcra Takibi Süreci


  • İcra Takibinin Açılması

İcra takibi alacaklının icra dairesine giderek, elindeki belgeyle ilamlı yahut ilamsız bir takip talebinde bulunması ile başlar. Alacaklının icra takibi talebini alan icra müdürü, kanuna uygun olarak kontrolleri yaptıktan sonra takip talebinin kabulüne ya da reddine karar verir.

İcra takibinin reddine karar verilmesi halinde alacaklı karar tarihinden itibaren 7 gün içinde şikayet yolu ile İcra Mahkemesine gidebileceği gibi eksik evrakları tamamlayarak yeni bir icra takibi talebinde bulunabilir.

İcra takibi talebinin kabul edilmesi halinde icra dairesi tarafından borçluya; kanundaki sayılı şekil şartlarını sağlayan bir ödeme emri gönderilir.

  • Ödeme Emrinin Tebliği

İcra dairesi tarafından borçluya; borcunu ödemesi yahut ödeme emrine itiraz etmesi için bildirim niteliğinde olan ödeme emri gönderilir. Ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi, İcra Hukuku’nda birçok sürenin hesaplanmasında önem arz etmektedir. Ödeme emri borçluya tebliğ olduğu tarihten itibaren borçlunun; borca, yetkiye ve imzaya itiraz etme hakkı vardır.

Ödeme emrine itiraz süresi genel haciz yolu ile takipte 7 gün iken; kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte 5 gündür. Bu süreler içinde ödeme emrine itiraz edilmemesi halinde icra takibi kesinleşir.

  • Takibe İtirazın İptali – Takibe İtirazın Kaldırılması

İcra dairesi tarafından gönderilen ödeme emrine itiraz olunması halinde; genel haciz yolu ile takipte icra takip işlemleri durur. İcra takip işlemlerine devam olunabilmesi için alacaklı tarafından ya İcra Mahkemesinde Takibe İtirazın kaldırılması davasının açılması yahut genel mahkemelerde takibe itirazın iptali davasının açılması gerekmektedir. Alacaklı İİK uyarınca borcunu ispatlayabileceği belgeleri elinde bulundurması halinde takibe itirazın kaldırılması yoluna gidebilir. Eğer alacaklının elinde İİK uyarınca sayılan türden belgeler yoksa; itirazın iptali davasını açması daha uygun olacaktır.

Alacaklının ilk olarak itirazın kaldırılması davası açması; daha sonra itirazın iptali davası açmasına engel değildir. Alacaklının itirazın iptali ya da kaldırılması konusundaki talebi mahkeme tarafından kabul olması halinde; icra takip işlemlerine devam edilebilir. Eğer alacaklının talebi reddedilirse; alacaklı tarafından ancak istinaf ve temyiz kanun yoluna gitme seçenekleri kalabilir.

İcra takibinin kambiyo senedine dayandığı takiplerde ise; borçlunun ödeme emrine ancak İcra Mahkemesi nezdinde itiraz etmesi mümkündür. Bu takip yolunda diğerinden farklı olarak İcra Mahkemesi kendiliğinden bu itirazı incelemeye alarak bir karara bağlar, ayrıyeten alacaklının bir dava açmasına gerek yoktur. Ancak icra mahkemesinin ödeme emrine itirazı kabul etmesi halinde alacaklı genel mahkemelere giderek itirazın iptali davasını açabilir.

Kambiyo senetlerine dayanan alacaklarda borçlunun ödeme emrine itirazı yerinde bulunmazsa, itiraz talebi reddedilir. Bu kararın icra takibine etkisi ise; haczedilen malların satışının yapılabilmesi şeklinde gerçekleşir.

Borçlunun ödeme emrine yaptığı itiraz İcra Mahkemesi ya da Genel Mahkeme tarafından reddedilmesi halinde borçlu Menfi Tespit Davası açma yoluna gidebilir.

  • Haciz Safhası

Borçluya ödeme emrinin tebliğ olmasından sonra; borçlu tarafından gerekli süre içerisinde ödeme emrine itiraz olmaması yahut itiraz halinde itirazın mahkeme tarafından kaldırılması durumunda alacaklı tarafından başlatılan icra takibi kesinleşmiş olur. İcra takibinin kesinleşmesi ile beraber alacaklı, borçlunun mal varlığı üzerinde haciz işlemleri uygulayabilir konuma gelecektir.

Ödeme emrinin tebliğinden itibaren icra dairesi aracılığıyla borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarının tamamına haciz işlemi uygulanabilir. Ayrıca borçlunun ikametgah adreslerine hacze gidilerek; ev haczi, kasa haczi, makine haczi, senet haczi yapılabilir.

Haciz safhasında en çok karşılaşılan olaylardan birisi; borçlunun ikametgahında yapılan haciz işlemlerinde istihkak iddiaları olmasıdır. Borçluya ait olduğu düşünülen menkul mallar için bir üçüncü kişinin hak sahipliği iddia etmesine İcra Hukukunda istihkak iddiası denmektedir. Eğer borçlu adına haczedilen bir mala istihkak iddiasında bulunulursa, söz konusu haczedilen, haczedilebilir olup olmadığına İcra Mahkemesinde açılan İstihkak Davası ile karar verilecektir.

  • Hacizli Malların Satışı

Borçlunun mallarının haczedilmesine rağmen; borçlu tarafından halen bir ödeme yapılmaması halinde; haczedilen malların satışı aşamasına geçilir. Bu aşamada malların satılabilmesi adına; ilk olarak malın değeri bir bilirkişi yardımıyla belirlenir. Ardından yapılan değer tespiti tüm taraflara tebliğ edilir ve icra dairesi tarafından bir satış günü verilmek üzere o gün hacizli mal satışa sunulur. Tabi ki İcra Hukuku kapsamında haczedilen şeyin menkul yahut gayrimenkul olmasına göre izlenmesi gereken prosedürde farklılık gösterir. Hacizli malın satışı, açık arttırma usulü ile gerçekleşir. Haczedilen mal iki defa açık arttırmaya çıkarılarak satılmaya çalışılır. Açık arttırmadan satılmayan mallar ve aciliyeti bulunan mallar için pazarlık yolu ile satış da yapılabilir.

Hacizli malın satışı sırasında usulsüz bir durum olması halinde borçlu ya da alacaklı tarafından şikayet yoluna gidilerek yapılan satışın iptali talep edilebilir.

  • Paranın Paylaştırılması Aşaması

İcra takibi talebi ile başlayan icra takibi süreci; paraların paylaştırılması ile beraber son bulur. Hacizli malların satışından elde edilen paralar icra dairesi tarafından toplanır. Ardından gerekli tahsil harçları kesildikten sonra, satışı yapılan malın üzerinde haczi bulunan alacaklılar arasında paranın paylaştırılması aşamasına geçilir. Bu aşamada bir sıra cetveli oluşturulur. Bu sıra cetveline göre hangi alacaklının hangi sırada ne kadarlık bir para alacağı belirlenir. Paranın paylaştırılması sonucunda alacağını alamayan alacaklılara bir aciz belgesi takdim edilir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz